ATLARDA DON ÇEŞİTLERİ, RENKLER, DESENLER

ATLARDA DON ÇEŞİTLERİ

Doru

Türkiye’deki at popülasyonu içinde kır donla birlikte en çok görülen dondur. Yağız ile al donun birleşimi olarak ifâde edilmektedir. Bu dondaki atlarda vücûdu örten kıllar al donda olduğu gibi kırmızı tonda olup kuyruk ve bacakların alt kısmındaki renkler koyu kahverengiden siyaha kadar değişkendir. Vücut kıllarının kabuk tabakasında toplanan kırmızı pigmentin yoğunluğuna göre çeşitli tonları bulunmaktadır. 

Açık doru Vücûdu örten kıllar donuk kırmızı renktedir.

Âdî doru En sık görülen doru dondur. Uzantılar dışında kalan vücut kılları tarçın ya da kırmızı-kahve renktedir. 

Kestane doru Kahve ya da kestane kabuğu renginin hâkim olduğu dondur.

Yanık kestâne doru Kestâne dorunun daha koyusu olup vücûdun birçok bölgesi siyaha yakın koyu renktedir. Konunun acemisi kişilerce loş ahırlarda veya kapalı havalarda yapılan incelemede “açık yağız” olarak adlandırılabilir. Güneş ışığında ve açık alanda yapılan incelemede, vücuttaki kahverengi-kırmızı kılların varlığı rahatlıkla görülebilir.

Al

Al donlu atlarda yele, kuyruk ve bacakların alt kısmı ile bütün vücûdu örten kıllar sarıya kaçan kırmızıdan koyu kırmızıya kadar değişik tonlarda bulunur. Bu donda melanin pigmenti bulunmaz. Bu nedenle al donlu atlarda yele, kuyruk ve bacaklarda koyu renk yoktur. Al donda vücûdun değişik kısımlarındaki örtücü kıllar açıklık ve koyuluk bakımından az çok değişiklik gösterebilir. Çoklukla da uzun koruyucu kıllar, örtücü kıllardan farklıdır. Al donlu atların tonları ise şunlardır:

Açık al Sarıya kaçan açık kırmızı dondur.

Altın al Açık al donun altın rengine kaçan sarımtırak parlak tonudur.

Âdî al Açık al dondan biraz daha koyudur. Çoğunlukla tarçın rengine benzemektedir.

Kiraz rengi al Al donun kiraz rengine benzeyen tonudur.

Akkanat al Vücut parlak kırmızı renkte, ama uzantılar beyaz veya mısır püskülü (lepiska) gibi sarı renktedir. 

Koyu al Al donun koyu kırmızıya kaçan tonudur.

Yanık al Kavruk kahveye benzemektedir.

Yağız

(E) geninin etkisi sebebiyle atın vücûdundaki bütün kıllarda koyu renk maddesi taşıyan melanin bulunur. Böylece atın donu yağız (siyah) görünür. Doru ve kula dona sâhip atlarda yele, kuyruk ve bacak gibi uzantılar vücut renginden farklı renktedir. Yağız donda ise uzantılar dâhil, bütün vücut siyah kıllarla kaplıdır. Yağız don at popülasyonlarında oldukça az görülür. 

Örneğin Arap atlarında yağız dona çok ender rastlanır, 100 attan ancak birkaçı yağız donlu olarak dünyâya gelir.

Yağız atların bâzı tonları şunlardır:

Kirli yağız Yele, kuyruk ve bacakların alt kısmındaki kıllar siyahtır. Vücûdu örten kıllar ise siyah renkten daha çok koyu mâvimsi bir rengi andırır. Güneş ışığında bu atların rengi koyu kül rengi gibi görünür.

Donuk yağız Kıllar koyu siyah olmasına rağmen mat bir görünüme sâhiptir.

Parlak (Kuzgunî) yağız Bu donda at çok nâdirdir ve parlak, koyu siyah kıllarla örtülmüştür (Yarkın, 1953; Yılmaz ve Ertuğrul, 2011).

Kır

Tayın doğumunda renkli olan kılların sonradan rengini kaybetmesiyle oluşan dondur. Kılların kabuk tabakalarında da pigment kalmadığından kıllar gümüşümsü beyaz bir renk alır. (G) geni, atın kıllarını henüz tay safhasında iken kırlaştırmaya başlar. Tay ilk tüyünü döktüğünde, yeniden uzayan kıllar ile kırlaşma başlamış olur. İlk kırlaşan bölge, göz çevresidir. Bir tayda G geninin var olup olmadığı, yâni o tayın ileriki yaşlarda kır bir ata dönüşüp dönüşmeyeceği, göz çevresindeki beyaz kılların varlığından anlaşılır. 

Göz bölgesinden sonra, atın vücûdunun alt bölgelerinden kırlaşma başlar. Bacakların alt kısımları, eğer seki varsa hemen onun üstü, karın bölgesi, kuyruk ucu gibi bölgelerde kırlaşma devam eder. Bu durum yaşlı insanlarda görülen kıl ağarmasına benzer. Ancak insanlardan farklı olarak kır atlarda yaşın ilerlemesiyle birlikte renksizleşme derecesi artar ve bütün hayâtı boyunca devam eder. Kır atlarda ırk ve cinslerine göre renksizleşme hızı değişkenlik gösterir. Bâzı ırklarda kırlaşma erken başlar ve dört beş yaşlarında tamamlanır. 

Bâzen at yaşlandığı zaman beyazlaşma oluşur. Kır atların görünümü beyaz olmakla birlikte derileri ve toynakları koyu renktedir. Kır don birçok at ırkında görülür. Arap, Orlov, İspanyol atlarında ise sıklıkla bulunur. Kır donlu atların çeşitleri şunlardır:

Demir kır Vücûdu örten beyaz kılların siyahımsı gri renkteki kıllarla karışık hâlde bulunması durumudur. Don, demir rengindedir.

Elma kır Vücuttaki kırlaşma bölgeleri elma büyüklüğündedir. 

Bakla kır Atın vücûdunda kırlaşma başladığı zaman, siyah renkli kıllar derideki ince kan damarlarının etrâfında bakla büyüklüğünde gruplaşmalar yapar.

Sinekli kır Atın donunda meydana gelen kırlaşma sürecinde, bakla kır aşamasından sonra renkli kılların meydana getirdiği benekler sinek ebâdında ufalır.

Karyağdı kır Beyaz kılların kümelenmesi atın üzerine kar yağmış görüntüsü oluşturur.

Beyaz kır Vücuttaki kılların çoğunluğunun beyaz olduğu don rengidir. Gri renk az da olsa sağrı, bacak ve baş bölgelerinde görülür.

Gül kır Vücuttaki seyrek doru ve al renklerin beyaz kıllarla örtülmesi sonucu oluşan ve pembeye çalan gül rengini andıran beyazımsı dondur.

Genellikle genç atlarda bulunur (Yarkın, 1953; Yılmaz ve Ertuğrul, 2012).

Ahreç

Doru dona sâhip atın kıllarının kırlaşmasına ahreç don denir. Kırmızı ve beyaz kıllar homojen biçimde bedeni örter. Atın bacaklarının uç kısımları, yelesi ve kuyruğu koyu renktedir. Çeşitleri şunlardır: 

Açık ahreç Beyaz kılları çoktur.

Âdî ahreç Beyaz ve kızıl kılları hemen hemen eşittir.

Koyu ahreç Kırmızı ve koyu renkli kıllar daha çoktur.

Kızıl ahreç Parlak kırmızı tonlu kılları çoktur.

İzabel

Vücûdu örten kıllar sarı rengin değişik tonlarında bulunur. Yele ve kuyruk kılları ise mısır püskülüne benzer ve vücut kıllarından daha açık renktedir. Bu don renginin meydana gelmesinin sebebi renk açma özelliği olan (C) genidir.

Bu genin baskın aleli olan (C) geninin renk açma özelliği yoktur. Yâni atın genotipinde (CC) genotipi bulunduğu takdirde, vücûdunda yerleşmiş renkte bir açılma olmaz. Fakat bu genin resesifi olan (Ccr) aleli, mevcut rengi bir ton açar. Al dona sâhip atın vücûdunu sarıya, uzantılardaki rengi ise daha fazla açarak neredeyse beyaza yakın mısır püskülü sarısına çevirir. (Ccr) geninin siyah renk üzerinde bir etkisi yoktur. Bu yüzden yağız, doru veya kula dondaki atların siyah bölgelerinin rengini açamaz.

İzabel dona sâhip atta eğer (Ccr) geninden iki tâne varsa, yâni homozigot çekinik (CcrCcr) ise atın rengi iki doz açık olur ve neredeyse beyaza yakın krem rengine döner. Bu dona sâhip atlar sıklıkla kır atlarla karıştırılır. Bu karışıklığı önlemenin en kolay yolu atın gözlerine bakmaktır. Homozigot (CcrCcr) genotipe sâhip Cremello dondaki bir atın gözleri buz mâvisi renktedir. Kır atın gözleri ise kahverengi olur (Yılmaz ve Ertuğrul, 2012).

Bâzı durumlarda İzabel don bir ton koyu olabilir. Bu durumda konunun acemisi kişiler tarafından sıklıkla “Akkanat al don” ile karıştırılır. Aslında birçok at uzmanı, al ile İzabel don arasındaki sınırı belirlemenin çok zor olduğunu ifâde etmektedir (Yarkın, 1953). İzabel donun tonları ise şunlardır:

Açık İzabel İzabel donun en açık renkte olanıdır. Albino renge çok yakındır. Vücûdundaki kıl örtüsü çok hafif sarımsı renktedir. Bâzı kaynaklarda “Ak İzabel” don olarak da değerlendirilmektedir

Normal İzabel İzabel rengin orta tonda olanıdır. Güneş ışığında saman renginden buğday rengine kadar değişik renklere bürünebilir. Bâzı kaynaklarda “altın” ya da “sarı İzabel” olarak da adlandırılmaktadır.

Kırmızı İzabel Koyu altın sarısıdır. Çoğunlukla mâdenî bir parlaklık gösterir. Yele ve kuyruk kılları beyazımsı veya kül rengindedir. Çok defa aynı rengin koyu tonunda benekli olurlar.

Koyu İzabel Açık kahveye yakın bir renk tonu vardır. Yele ve kuyruk kılları beyazımsı, açık renktedir.

İzabel donun bâzı tonları Türkçede “ak kanat” olarak geçer.

Kula

Bâzen renk açma özelliği olan (Ccr) geni, doru dona sâhip bir atta bulunabilir. Bu durumda (Ccr) geni uzantılardaki siyah rengi açamadığı hâlde, vücuttaki kırmızı-kahverengi tonları sarı renk tonuna kadar açarak atın kula dona sâhip olmasına neden olur. Bu tip dona “normal (âdî) kula” denir. Eğer (Ccr) geni homozigot (CcrCcr) olarak doru bir atta mevcutsa bu sefer rengin tonunu 2 misli açacağı için, atın donu “açık kula” tâbir edilen tona dönüşür. Genetik mekanizması tam olarak anlaşılamamakla birlikte, bâzı durumlarda kula atın vücut kıllarının dip kısımları sarı, uç kısımları siyaha yakın koyu renktedir. Bu dona “kurt kulası” adı verilir. Eğer kurt kulası bir atın vücut kılları kırkılırsa, uç kısımlardaki siyah parçalar uzaklaştırılmış olacağı için, at normal kula rengini alır (Yılmaz ve Ertuğrul, 2011, 2012).

Boz

(D) ve (d) basit baskın genlerle ifâde edilen en ilgi çekici seyreltilmiş yapılardan birisidir. Al dona sâhip atın uzantılar dâhil bütün vücûdunu beyaz kılların istîlâ etmesi ve atın kırmızı-beyaz karışımı görüntü almasıdır. Eğer beyaz kıllar kırmızı kıllardan fazla ise “açık boz”, eşit ise “âdî boz”, az ise “koyu boz” denir. Boz atların birçoğunda sırtta dorsal şerit bulunur. Bacaklar, başın bir kısmı, kulak içleri ve kuyruk kılları genellikle koyu renktedir. Bu don doğal ortamlarında vahşî hayatlarını sürdüren bâzı at ırklarında sıklıkla görülür. İyi bir kamuflaj rengidir. Fjord atlarında, Przewalski ve Tarpan atlarında daha çok görülür.

Şampanya

Renk açıcı baskın (Ch) geni tarafından elde edilir. Atın donu şampanya içkisine benzediği için bu isim verilmiştir. Şampanya donlu tayların derileri canlı pembe, gözleri buz mâvisidir. Göz rengi yaş ilerledikçe elâ rengine döner. Eğer şampanya geni yağız atta varsa atın donu “âdî şampanya”, doru atta varsa “amber şampanya”, al atta varsa “altın şampanya” adı verilir. Şampanya geni, krem geniyle birlikte aynı genotipte bulunursa atın donuna “fildişi don” denir. Genel olarak Tennessee Walking, Missouri Fox Trotter, Amerikan Quarter, Amerikan Miniature, Ahal-teke ve İspanyol Mustang atlarında görülür.

Aguti

Bu don adını Güney Amerika ormanlarında yaşayan “agouti” adlı fâregiller familyasında bir kemirgenden alır. Bu donda kırmızı (feomelanin) renklerin arasında baskın renk siyah (eumelanin) pigmentlerdir. İki temel gen, bu donun renklerini üretmek için etkileşime girer. “Kızıl faktörü” olarak bilinen lokus, melanin pigmentlerinin üretimini kontrol eder. Baskın alel (E), kahverengi/ siyah eumelaninlerin üretimini kodlar ve çekinik alel (e), sarı ilâ kırmızı feomelaninlerin üretimini kodlar. Ancak bâzen yele, kuyruk, bacak ve kulak içleri doru ve kula donları içerebilmektedir. Çekinik alel (A) olarak bütün vücûda yayılabilir. Böylelikle genotipi (EE A-) biçiminde kızıl kahverengi bir renk olan aguti don oluşur. 

Leopar

Bu dondaki atların kökeni, Amerika’ya ilk ayak basan İspanyol sömürgecilerin yanlarında getirdikleri atlara dayanır. Daha sonraları XVIII. yüzyılda ABD’nin Oregon eyâletinde yaşayan Kızılderili Nez Perce kabîlesi tarafından yetiştirilmeye başlanan bu benekli atlar yaygın bir görüşe göre, adlarını bölgede bulunan Palouse nehrinden almıştır. Leopar (Appaloosa) donlu atın vücûdunun tamâmı beyazdır ve üzerinde leopar desenleri şeklinde al, doru, yağız koyu benekler vardır. Bu beneklerin vücuttaki yerleşim özelliklerine göre çeşitli isimlerle adlandırılır: 

-Al donlu Leopar Appaloosa

-Al donlu Battaniye Appaloosa

-Al donlu Kartânesi Appaloosa

-Benekli Appaloosa

-Yağız donlu Battaniye Appaloosa

-Doru donlu kartânesi Appaloosa

Çizgili 

Bu don, at ırklarında çok az görülmektedir. Daha çok ABD, Brezilya ve Rusya’da yetiştirilen Thoroughbred, Amerikan Quarter gibi bâzı at ırklarında bulunur. Rusya’da “fâre derili” olarak anılır. Atın vücûdunda dikine ince, koyu ya da açık çizgiler vardır. Başlıca “beyaz çizgili” ve “keskin koyu çizgili” olarak ikiye ayrılır. İkincisinde dikine çizgiler, vücut rengine göre daha açık renklidir.

Kuşavcısı

Kuşavcısı (Birdcatcher) don, XIX. yüzyılda yaşamış ünlü bir İngiliz yarış atından gelmektedir. Bu don, Leopar donun tersi sayılabilir. Atın vücûdunda küçük küçük ve çok sayıda beyaz leke bulunur. 

Manchado 

Oldukça az görülen donlardandır. Diğer benekli ve alaca donlardan farklı olarak boynunda bütüncül, yelesinde kısmî bir beyazlık bulunmasıdır. Baş ve bacaklarda net kenarlı yuvarlak veya oval biçimde al, doru veya yağız renkler vardır. Amerikan Quarter atlarında, Arjantin’de yetiştirilen Criollo ve Polo pony gibi bâzı at ırklarında görülür. 

Gulastra Plume

Atın donu kuyruk hâriç, normal görünür. Don doru, kula ya da yağız olabilir. Vücutta hiçbir anormal renk bulunmaz; ama kuyruk açık renklidir. Bu bir “Rabicano” veya “Gümüş Yele” (Silver Dapple) don çeşidi değildir ve ayrı bir kategoride değerlendirilir. 

Splashed White

En az görülen alaca at çeşitlerindendir. Atın alt taraflarındaki beyazlık geniş bir alana yayılmıştır. At sanki beyaz boya dolu bir havuza batırılmış gibidir. Bu yüzden İngilizcede “Splashed White” olarak adlandırılır. Gözleri genellikle buz mâvisidir (Yılmaz ve Ertuğrul, 2012). Kuyruk veya kuyruk ucu beyazdır. 

Bu don genel olarak Amerikan Quarter, Paint, Morgan atları, Welsh pony, Finnish Draft atları, Miniature atlar, Shetland ponyleri ve Icelandic (İzlanda) atlarında görülmektedir.  

Alaca

Alaca don, atlar arasında çok ender görülür. Atın üzerinde iki ya da daha çok donun bölümler hâlinde bulunmasıyla oluşur. Bu donlardan biri mutlaka beyaz olur. Alacalığı meydana getiren de bu beyaz dondur. İkinci renk ise al, doru veya yağız gibi diğer donlardan oluşabilir. Bu renkteki donlar çok dikkat çekici olduklarından çok değerlidirler. 

Alaca donlar kendi içinde birçok gruba ayrılır. Bunlar Tobiano (TO), Overo (O), Sabino (SB-1) ve Leopard (Lp) gibi bazı genlerdir. 

Tobiano En sık görülen alacalı çeşididir. “TO” olarak ifâde edilen, baskın karakterli bir genle oluşur. Bâzı çeşitlerine İngiltere’de “Coloured”, ABD’de “Pinto” veya “Paint” adı verilir. Görünüşünde beyaz üzerinde al, kestane, yağız gibi koyu renklerin etkisi hissedilir. Bu alacalı tipinde beyaz ve renkli bölgeler birbirlerinden çoğunlukla düzgün hatlarla ayrılmışlardır. Atın genellikle baş ve sağrısı renkli, diğer bölgeleri beyazdır. Vücuttaki lekeler düzenli ve ayrık, oval ya da yuvarlak şekillidir ve bir zırh görüntüsü vererek boyun ve göğse kadar uzanır. Genellikle, dört bacağın da en azından dizlerden aşağısı beyazdır. Baş nişaneleri tek donlu atlardaki gibi kartopu, yıldız, ay, yarım ya da tam akıtma olabilir. Kuyruk kılları genellikle iki renklidir.  

Overo Bu alacalı tipi, Tobiano’nun tersi sayılabilir. Al, doru ve yağız gibi renkler üzerinde büyük beyaz lekeler görünümündedir. Beyaz genellikle atın sırtına, kürek kemiklerinin arasına ve kuyruğuna geçmez. En azından bir ya da sıklıkla dört bacak da koyu renklidir. Beyaz lekeler genellikle düzensizdir ve daha çok dağınık ya da sıçramış gibidir. Baş nişaneleri belirgindir, sıklıkla maskeli, lekeli ya da boneli yüzü vardır. Bir overo baskın olarak koyu renkli ya da beyaz olabilir. Kuyruk genellikle tek renktir.

Tovero Tobiano ve Overo alacalığının birleşimidir. Bacakların bazısı beyaz bazısı siyahtır. Genellikle göğüs kısmında koyu renkli büyükçe bir leke bulunur. Kulak çevresinde koyu renkli pigmentler vardır. Bazen bunlar alın veya gözleri kapatacak kadar geniş olabilir. Ağız çevresinde koyu renkli pigmentler vardır ve kimi zaman yüzün yanlarına doğru genişler, benekler oluştururlar. Farklı boyutlarda olan göğüs lekeleri atın boynuna kadar genişleyebilir. Atın böğründe bulunan lekeler ise farklı ebattadır. Bunlara genellikle karın kısmına ve belin üstüne doğru ilerleyerek genişleyen lekeler eşlik eder. Kuyruğun başladığı yerde farklı boyutlarda benekler olabilir. Ayrıca gözlerin biri veya ikisi birden açık mavi renktedir.  


Yazdır   e-Posta

Related Articles